İçeriğe geç
Şişli · İstanbul info@furkankeskin.av.tr +90 531 722 6240
+90 531 722 6240
Kamulaştırma Hukuku

Kamulaştırmasız El Atma: Fiili ve Hukuki El Atma Ayrımı

İdare taşınmaza kamulaştırma yapmadan el koymuşsa iki farklı durum söz konusu olabilir. Aradaki fark yalnızca teorik değildir: davanın hangi mahkemede açılacağını belirler ve yanlış tercih zaman kaybına yol açar.

Kamulaştırma yapılmadan el koyma

Anayasa’nın 46. maddesi, idarenin kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyetteki taşınmazları kamulaştırabileceğini, ancak bedelinin peşin ödenmesi gerektiğini düzenler. Anayasa’nın 35. maddesi ise mülkiyet hakkını güvence altına alır.

Buna rağmen uygulamada idarenin usulüne uygun kamulaştırma yapmadan taşınmaza el koyduğu durumlarla karşılaşılır. Bu, kamulaştırmasız el atma olarak adlandırılır ve mülkiyet hakkına yönelik bir müdahale oluşturur.

Kamulaştırmasız el atma, iki farklı biçimde ortaya çıkar. Ayrım, hem hukuki nitelendirme hem de başvurulacak yargı yeri bakımından belirleyicidir.

Fiili el atma

Fiili el atma, idarenin taşınmaza fiilen girmesi ve orada bir kamu hizmeti tesisi kurmasıdır. Taşınmazın üzerinden yol geçirilmesi, park, okul veya sağlık tesisi yapılması, altyapı hattı döşenmesi bu kapsamdadır.

Bu hâlde malikin mülkiyet hakkı fiilen ortadan kalkmış olur. Malik, adli yargıda (asliye hukuk mahkemesinde) idareye karşı tazminat davası açabilir. Talep, taşınmazın bedelinin ödenmesine yöneliktir.

Malik ayrıca el atmanın önlenmesini (müdahalenin men’ini) de talep edebilir. Ancak taşınmaz üzerinde kamu hizmetine tahsis edilmiş bir tesis kurulmuşsa, uygulamada bu talep yerine bedel talebinin öne çıktığı görülmektedir.

Tazminat, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden belirlenir. Ayrıca el atma nedeniyle yoksun kalınan kullanım karşılığı ecrimisil talebi de gündeme gelebilir.

Hukuki el atma

Hukuki el atma, taşınmaza fiilen girilmemiş olmasına rağmen, imar planıyla kamu hizmetine ayrılması nedeniyle malikin taşınmazı üzerinde tasarrufta bulunamamasıdır.

Örneğin taşınmazınız imar planında yeşil alan, okul alanı veya yol olarak gösterilmiştir. Bu durumda üzerine inşaat yapamaz, imar izni alamaz ve taşınmazı ekonomik olarak değerlendiremezsiniz. İdare ise kamulaştırma işlemi yapmamış, bedel ödememiştir.

Bu durum, mülkiyet hakkının özünü zedeleyen bir belirsizlik yaratır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, makul süreyi aşan bu tür belirsizlikler mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Hukuki el atma iddiaları, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesindeki düzenlemeler ve yargı uygulaması çerçevesinde idari yargıda tam yargı davasına konu edilir.

Yargı yerinin doğru belirlenmesi

Görevli yargı kolunun yanlış belirlenmesi, davanın esasa girilmeksizin görev yönünden reddedilmesine yol açar. Bu, hem zaman hem masraf kaybı demektir.

Ayrımın özü şudur: idare taşınmazın üzerine fiilen girdiyse adli yargı, yalnızca plan yoluyla tasarrufu engellediyse idari yargı görevlidir.

Kısmi durumlar da olabilir. Örneğin taşınmazın bir bölümünden yol geçirilmiş, kalan kısmı ise planda yeşil alan olarak ayrılmışsa, iki farklı yargı kolunda ayrı taleplerin ileri sürülmesi gerekebilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce taşınmazın tapu kaydı, güncel imar durumu ve varsa idarenin fiili müdahalesine ilişkin tespitlerin birlikte incelenmesi gerekir.

Uzlaşma aşaması

Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesi, kamulaştırmasız el atma iddialarında öncelikle idareye başvurularak uzlaşma yoluna gidilmesini öngörür.

Bu başvuruda taşınmazın bedeli talep edilir. İdare, başvuruyu değerlendirerek uzlaşma teklifinde bulunabilir; nakdi ödeme dışında trampa veya imar hakkı aktarımı gibi seçenekler de gündeme gelebilir.

Uzlaşma sağlanamaz veya idare öngörülen sürede cevap vermezse dava yolu açılır. Bu nedenle sürecin, doğrudan dava ile değil, usulüne uygun bir idari başvuruyla başlatılması gerekir.

Av. Furkan Keskin
Keskin Hukuk & Danışmanlık · Şişli / İstanbul

Sıkça Sorulan Sorular

Arazimden yıllar önce yol geçirilmiş, hâlâ dava açabilir miyim?

Fiili el atma hâllerinde mülkiyet hakkına dayalı talepler bakımından yargı uygulaması, el atmanın sürekliliğini dikkate almaktadır. Bununla birlikte el atma tarihi, uygulanacak mevzuat ve talep türü bakımından önem taşır; özellikle belirli tarihlerden önceki el atmalar için Kamulaştırma Kanunu’nda özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu nedenle el koyma tarihi ve taşınmazın güncel durumu birlikte incelenmelidir.

Taşınmazım imar planında park alanı, ne yapabilirim?

Bu, hukuki el atma olarak değerlendirilir. Öncelikle idareye başvurarak uzlaşma talebinde bulunulması gerekir. Uzlaşma sağlanamazsa idari yargıda tam yargı davası açılabilir. Değerlendirmede planın ne zamandır yürürlükte olduğu, idarenin kamulaştırma programına alıp almadığı ve taşınmazın kullanılabilirliği incelenir.

İdare "bütçem yok" diyor, beklemek zorunda mıyım?

Bütçe yokluğu, mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin süresiz sürdürülmesini haklı kılmaz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, kamulaştırmanın makul süre içinde tamamlanmaması mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle idarenin mali durumu, başvuru hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Tazminat hangi tarihteki değer üzerinden hesaplanır?

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bedel davalarında, taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınır. Bu, usulüne uygun kamulaştırmadan farklıdır; orada kamulaştırma tarihindeki değer esas alınır. Değer, keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Taşınmazımı satabilir miyim?

Hukuken satış mümkündür; ancak imar planında kamu alanına ayrılmış bir taşınmazın alıcı bulması güçtür ve değeri düşer. Zaten bu durum, hukuki el atma iddiasının temelini oluşturan zararın kendisidir. Satış yapılması hâlinde, el atmadan doğan talep hakkının kime ait olacağı sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.

İlgili Çalışma Alanı

Hukuki bir sorunuz mu var?

Dosyanızı değerlendirmek ve süreç hakkında bilgi vermek üzere büroya telefonla veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ara WhatsApp