Ceza Hukuku
Soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamalarında şüpheli, sanık, mağdur ve katılan sıfatıyla hak ve savunmaların takibi.
Ceza Hukuku kapsamında ele alınan konular
- Kasten öldürme ve yaralama suçları
- Hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma
- Uyuşturucu madde suçları
- Tehdit, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal
- Belgede sahtecilik suçları
- Bilişim sistemlerine yönelik suçlar
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama
- İcra iflas suçları ve karşılıksız çek
- Tutuklamaya itiraz ve tahliye talepleri
- İstinaf ve temyiz başvuruları
- İnfaz hukuku: koşullu salıverilme, denetimli serbestlik
Ceza hukuku neden diğer alanlardan farklıdır?
Ceza yargılamasının sonucunda ortaya çıkabilecek yaptırım, kişinin özgürlüğünü doğrudan etkileyebilir. Hapis cezası, adli para cezası, güvenlik tedbirleri ve adli sicile işleyen kayıtlar, kişinin hem şahsi hem mesleki hayatında kalıcı sonuçlar doğurur. Bu ağırlık, sürecin her aşamasında usul kurallarına titizlikle uyulmasını gerektirir.
Ceza hukuku hayatın her alanına temas eder. Bir trafik kazası, işyerindeki bir tartışma, sosyal medyada yazılan bir yorum veya imzalanan bir belge ceza soruşturmasının konusu olabilir. Kişi, beklemediği bir anda hem suçun mağduru hem de suç işlediği iddiasıyla şüpheli konumunda bulunabilir.
Ceza muhakemesinde en belirleyici unsur delildir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz; bu ilke Anayasa’nın 38. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Delilin nasıl elde edildiği, çoğu zaman içeriği kadar önemlidir.
İfade ve sorgu aşamasında haklar
Şüphelinin ilk kez ifadeye çağrıldığı an, sürecin en kritik anlarından biridir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca ifade alınmadan önce kişiye; kimliği, isnat edilen suç, müdafi seçme hakkı, susma hakkı ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakkı bildirilmek zorundadır.
Susma hakkı, aleyhe bir sonuç doğurmaz. Kanun’un 148. maddesi, ifadenin özgür iradeye dayanmasını zorunlu kılar; kötü davranma, yorma, aldatma, cebir veya vaat gibi iradeyi bozan yöntemlerle elde edilen beyanlar rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.
Müdafi bulunmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu nedenle ifade öncesinde bir avukatla görüşülmesi, sonradan telafisi güç sonuçların önlenmesi bakımından önem taşır.
Mağdur ve katılan olarak süreç
Ceza yargılaması yalnızca sanık açısından değil, suçtan zarar gören açısından da teknik bilgi gerektirir. Şikâyetçi, soruşturma aşamasında delil sunma, tanık bildirme ve dosyayı inceleme haklarına sahiptir.
Kovuşturma aşamasında suçtan zarar gören, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesi uyarınca davaya katılma talebinde bulunabilir. Katılan sıfatını kazanan kişi, kararlara karşı kanun yoluna başvurma hakkını elde eder. Katılma talebinde bulunmayan mağdur, hükmü tek başına istinafa götüremez.
Şikâyete bağlı suçlarda süre önemlidir. Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin kim olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren altı ay geçmekle düşer. Bu süre kaçırıldığında dava şartı gerçekleşmediğinden soruşturma yürütülemez.
Tutuklama ve adli kontrol
Tutuklama, kişi özgürlüğüne yönelik en ağır koruma tedbiridir ve bir ceza değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi) birlikte bulunması gerekir.
Tutuklama kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Ayrıca tutukluluk hâlinin devam edip etmeyeceği, soruşturma evresinde en geç otuzar günlük süreler itibarıyla resen incelenir. Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanabilecek daha hafif tedbirleri (yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, güvence gibi) içerir ve kanunun 109. maddesinde düzenlenmiştir.
Süreç nasıl işler?
- Soruşturma
Cumhuriyet savcısının suç şüphesini öğrenmesiyle başlar. Delil toplanır, ifadeler alınır, gerekirse koruma tedbirlerine başvurulur. Aşama, iddianamenin düzenlenmesi veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sona erer.
- İddianamenin kabulü
Mahkeme iddianameyi on beş gün içinde inceler. Kabul edilmesiyle kovuşturma başlar ve şüpheli sanık sıfatını alır. İddianame iade edilirse eksikliklerin giderilmesi istenir.
- Kovuşturma
Duruşmalar yapılır; sanığın sorgusu alınır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır. Katılan ve sanık müdafii esas hakkındaki görüşlerini sunar.
- Hüküm
Mahkeme; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, düşme veya davanın reddi kararlarından birini verir. Karar gerekçesiyle birlikte yazılır.
- Kanun yolu
Hükme karşı istinaf, koşulları varsa temyiz yoluna başvurulabilir. Süreler kararın tefhim veya tebliğinden itibaren işler ve kaçırıldığında hüküm kesinleşir.
- İnfaz
Kesinleşen ceza, 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yerine getirilir. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve açık cezaevine ayrılma bu aşamada değerlendirilir.
Ceza Hukuku — Sıkça Sorulan Sorular
İfadeye çağrıldım, avukat olmadan gitmeli miyim?
İfade sırasında müdafi bulundurmak Ceza Muhakemesi Kanunu m.147 ile güvence altına alınmış bir haktır. Müdafi olmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. İfade öncesinde bir avukatla görüşülmesi, hangi hususların açıklanacağının ve susma hakkının nasıl kullanılacağının değerlendirilmesi bakımından önem taşır.
Susma hakkını kullanırsam aleyhime yorumlanır mı?
Hayır. Susma hakkı anayasal güvence altındadır ve kullanılması aleyhe delil sayılamaz. Kimse kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz. Ancak susmak her dosyada uygun bir strateji olmayabilir; bu karar dosyanın delil durumuna göre verilmelidir.
Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme davayı düşürür. Hakaret, tehdit gibi bazı suçlar şikâyete bağlıdır. Buna karşılık kasten öldürme, uyuşturucu ticareti gibi resen soruşturulan suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi yargılamayı sona erdirmez.
Adli sicil kaydı ne zaman silinir?
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca adli sicil kaydı, cezanın infazının tamamlanmasıyla arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının silinmesi ise kanunda öngörülen sürelerin geçmesine ve şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Silinme talebi Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne yapılır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) nedir?
HAGB, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmamasını ve belirli bir denetim süresi boyunca sonuç doğurmamasını ifade eder. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında bu kurumun uygulanmasında değişiklikler gündeme gelmiştir; bu nedenle dosyanızda hangi rejimin uygulanacağı, yargılamanın aşaması ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Beraat edersem yaptığım masrafları geri alabilir miyim?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 327. maddesi uyarınca hakkında beraat kararı verilen kişinin yargılama giderlerini ödemesine hükmedilemez. Ayrıca kanuna aykırı biçimde yakalanan veya tutuklanan kişiler, Kanun’un 141. maddesi kapsamında tazminat talebinde bulunabilir.
Tutuklanan yakınımı ziyaret edebilir miyim?
Tutuklu ve hükümlülerin ziyaret hakkı, 5275 sayılı Kanun ile ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir. Ziyaretçi listesi, sıklık ve süre bakımından kurallar vardır. Müdafi görüşmesi ise ziyaret kapsamından ayrıdır ve kural olarak kısıtlanamaz.
İlgili Çalışma Alanları
Ceza Hukuku kapsamında bir dosyanız mı var?
Dosyanızı değerlendirmek ve süreç hakkında bilgi vermek üzere büroya telefonla veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.